Müfettişlik Masada, Haklar Rüzgârda Mı Kalacak? - Köşe Yazısı
Köşe Yazısı // 4 Ağustos 2025 Pazartesi
gorsel

Toplu sözleşme dönemi yine geldi çattı. Yetkili sendika memurlar adına masaya oturacak, memur hakları konuşulacak, kameralar önünde tokalaşmalar, gülüşmeler… Ve sonra? Müfettişlere yine “Nasıl olsa alıştılar” muamelesi. Eğitim müfettişleri ve müfettiş yardımcıları de ekrandan veya salondaki kameraların gerisinden “Acaba bu defa olur mu?” diye bakacaklar. Ama ne yazık ki, söz konusu eğitim müfettişleri ve müfettiş yardımcıları olunca, bu masada hep aynı manzara: Kâğıtlarda yer alan vaatler, salonun kapısından çıkamadan buhar olup uçuyor.

Eğitim müfettişleri… Adını duyunca akla kâğıt dosyalar, kalın raporlar, bitmeyen araştırma/soruşturma raporları geliyor belki. Ama onların işi bundan ibaret değil. Onlar, eğitim sisteminin kalite güvencesini sahada sağlayan, öğretmen ve öğrenci haklarının teminatı olan, kamu kaynaklarının yerinde kullanılıp kullanılmadığını denetleyen, yani eğitimin vicdanı ile hafızası arasında köprü kuran insanlar.

Ve işte bu insanların özlük hakları yıllardır eriyor. Maaşları içler acısı durumda. Öyle ki, müfettiş yardımcılığı sınavına başvurmak isteyenlerin sayısı alım kontenjanını doldurmuyor. 2,5 yıl önce  önce açılan 750 kişilik müfettiş yardımcılığı kontenjanı özlük haklarının ve mevcut maaşın tatmin edici seviyede olmamasından doldurulamadı. Bir yıl sonra kalan kontenjanları doldurmak maksatlı yapılan ikinci alımda da tablo değişmedi ve bakanlık iki alımda toplam 750 kontenjanı dolduracak sayıya ulaşamadı…Bakanlık müfettişliğinde 50 kişilik kontenjana 35 başvuru geldi. Kalan 15 kişi? Onlar da “Bu şartlarda değmez” dedi muhtemelen.

2025 Toplu Sözleşme teklifleri arasında Madde 67’de müfettişler için birtakım vaatler var: Özel hizmet tazminatı oranlarının artırılması, iş güçlüğü ve temininde güçlük zammı puanlarının güncellenmesi, denetim tazminatının %100’e çıkarılması… Güzel, ama biz bunları ısıtılıp masaya konan yemek gibi defalarca gördük. Sorun şu: Hep masada kalıyor, tabağa servis edilmiyor.

Oysa bu düzenlemeler yalnızca maaş artışı değil; eğitimde sürdürülebilir denetim ve rehberliğin garantisi, müfettişlik mesleğinin cazibesinin yeniden kazanılması, nitelikli insan kaynağının bu alana çekilmesi demek. Maarif Modeli gibi büyük reformların sahada izlenebilmesi, uygulanabilmesi demek. Ve evet, diğer denetim sınıflarıyla ücret adaletinin sağlanması demek.

Ama gelin görün ki, yıllardır bu konuda “Ali Cengiz oyunları” eksik olmuyor. Masada imza atılıyor, kamuoyuna büyük müjdeler veriliyor, sonra top taca atılıyor. Biz de yeni dönemde aynı filmi bir kez daha izlemeye niyetli değiliz.

Artık laf değil, icraat zamanı. Eğitim müfettişleri ve müfettiş yardımcılarının hak ettiği ekonomik ve mesleki itibar, bu toplu sözleşmede garanti altına alınmalı. Yoksa bu mesleğin hem itibarını hem de geleceğini kaybederiz. Ve unutmayalım: Denetimin olmadığı yerde kalite, rehberliğin olmadığı yerde gelişim olmaz.

Madde 67 bu kez rüzgârda değil, tarihe geçecek şekilde yazılsın!

ONLİNE ÜYELİK Herkesin sustuğu yerde "Hak mücadelenizin gür sesi olarak BİZ varız.“ anlayışıyla kurulduk. "Mesele ve sorun varsa çözümü de var." inancıyla yola çıkmış Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası -EĞİTİM GÜCÜ SEN- bu amaçla kurulmuştur.
Online Üyelik